Leddergi.com sitesinde yayınlanan röportajımız

LED konusunda sürekli araştırma yapıyor, proje bazlı olarak üretici firmaların Ar-Ge mühendisleri ile birlikte çalışıyor Assan… Üretiminin çevreye dost, insanlar için güvenli olmasına dikkat ediyor. İmal etiği her ürünün arkasında duran şirket, hem Türkiye’nin, hem de dünyanın önemli markalarının LED ürünlerindeki çözüm ortağı olarak hizmet veriyor. 

LED, araştırma laboratuvarlarından çıkıp cam bir diyot tüpünün içinde parıldamaya 1962 yılında başladı. Sonraki on yıl boyunca ancak çok özel uygulamalarda kullanılan kırmızı LED’in varlığından pek az kişinin haberi vardı. 1972 yılında Siemens Semiconductor Division tarafından üretilip piyasaya sürülen 5 mm çapındaki kırmızı LED, tam anlamı ile bir yenilikti, ısınmayan, mat-kırmızı ışık veren bu plastik silindir hızla gelişti. Süreç içerisinde sarı, yeşil mavi ve beyaz renkleri piyasaya sürülürken parlaklığı ve verimi arttı. LED, çok kısa bir süre içerisinde hayatın her kesimine girdi. Neredeyse her elektronik cihazda kullanılan LED, özellikle sinyalizasyon sistemleri, göstergeler, dijital saatler, skor, enformasyon ve fiyat panolarının temel elemanı oldu. 2000 yılından itibaren aydınlatma sektörünün yükselen yıldızı haline geldi.

1980’de endüstriyel elektronik cihazlar üreten küçük bir firma olarak kurulan Assan, 1990 yılından itibaren LED panel, dijital meydan saatleri, LED destekli TV stüdyo dekorasyonları, LED enformasyon ve skor panolarını üretim gamına ekleyip LED’i yoğun olarak kullanmaya başladı. 2002 yılından itibaren gelecek hedefini tamamen LED’e kurgulayıp LED aydınlatma modülleri imalatına da başlayıp, endüstriyel elektronik alanından çekildi. Tüm bilgi ve tecrübesini LED’e odakladı.

Fabrikasının SMD ve Radyal üretim bandı, kurşunsuz üretim teknolojisine sahip Assan, 400 ayrı LED ürünü imal ediyor. Yılda ortalama 10 milyon adet LED’i hayata kazandırıyor. Tüm ürünlerinde kullanılan malzemeler dünyaca kabul görmüş, menşei belli ve belgeli, kalitesi onaylanmış markalardan titizlikle seçiliyor.

Assan Elektronik’in Genel Müdürü Alex Seyis ile kısa bir süre önce gerçekleştirdikleri ortaklık üzerine konuştuk. Seyis, LED endüstrisinin bugünkü durumunu Led&Lighting okuyucuları için değerlendirdi.

Assan Elektronik’in LED’e geçiş sürecini değerlendirir misiniz?

1980 yılında kurulan Assan Elektronik 2002’de LED teknolojisine geçti. Türkiye’de LED teknolojisine ilk başlayan firmalardan biri olduğumuzu söyleyebilirim. 2013 yılında elektronik sektörünün önemli oyuncularından Özdisan Elektronik’in kurucuları Davut ve Mustafa Yurttaş’ın yöneticileri olduğu DMY şirketler grubuyla bir ortaklık kurduk ve bir adım daha yukarı çıkarak yeni binamıza taşındık. İç ve dış aydınlatma LED ürünleri üretiyoruz. Aynı zamanda aydınlatma malzemeleri üreticilerine de yan sanayi ürünleri sağlıyoruz.

DMY ile yaptığınız ortaklığınızın markanıza yansımasını nasıl öngörüyorsunuz?

Yeni ortaklarım Davut ve Mustafa Yurttaş ile uzun yıllara dayanan ve karşılıklı güvene dayalı bir ilişkimiz var. Kurdukları şirketi uluslararası çapta faaliyet gösteren Legrand firmasına sattıktan sonra bu alandaki deneyimlerini LED sektörüne de taşıyarak sürdürülebilirlik yolunda ilerlediler. İş ortaklığı teklifi ile geldiklerinde birlikten güç doğar mantığıyla yeni işyerimizi kurduk ve sürekli büyüyerek yeni yatırımlar gerçekleştiriyoruz. Onların tecrübeleri ve benim tecrübelerim birleşince ortaya iyi bir ortaklık çıktığını düşünüyorum.

Sektörde LED’i ilk kullanan firmalardan biri olarak sektörün durumunu nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu alan için öngörüleriniz nelerdir?

LED sektörü ilk gününden başlayarak her gün daha fazla büyüyen bir sektör. Bu nedenle bu sektöre yönelen insan sayısı çok fazla. Özellikle son yıllarda sadece İstanbul’da bine yakın firma var. Sektörde rekabetçi bir ortam olacak. Her geçen gün bu daha da belli oluyor sektörün içinde. Daha net bir duruma gelmesi için önümüzde daha birkaç yıl olduğunu düşünüyorum. Bu rekabet ortamında ise güçlüler sıyrılacak zayıflar da elenecek. Sektörün durumu bugün ülkemizde böyle görünüyor.Türkiye’de elektronikçi olmayanlar da bu sektöre giriyor ve elektronik konusunda belli birikime sahip olmadan sektörde bulunan firmaların süreç içerisinde eleneceğini düşünüyorum. İşi bilenler ise sektörde kalacak çünkü her geçen gün LED’in arkasındaki ürün daha önem taşımaya başlıyor. Elektronik yazılım ve donanım kısmı bu noktada önemli oluyor.

“Türkiye bir iki sene içerisinde Avrupa’nın arka bahçesi olacak”

Küresel pazarda Türkiye’yi nerede görüyorsunuz?

Uluslararası alanda sektörü analiz etmek gerekirse eğer karşımıza iki tür pazar çıkıyor. Gelişmiş ülkelerdeki LED sektörü ile Çin ve benzeri ülkelerdeki LED sektörü diye ikiye ayırabiliriz. Türkiye ise iki kategoriye de girmiyor. Türkiye daha farklı bir konumda bulunuyor. Ben inanıyorum ki kabul edilebilir bir kaliteyi kabul edilebilir bir fiyata Türkiye’de üretebilirsek bütün dünya Türkiye’nin bu konudaki yan sanayisi ya da ürün tedarikçisi olacak.

Gelecek yıllarda sektörü neler bekliyor?

LED sektörü zorlu bir sektör. Her geçen gün gelişiyor. Bu işin literatürünü iyi takip etmek gerekiyor. Teknoloji, sürekli geliştiği için de takip edilmesi ve ayak uydurulması gereken bir alan. Öncelikle Ar-Ge yatırımlarını önemseyen, bu konunun bilincinde olan güçlü olan firmalar ayakta kalıyor. Bu işin bir B planı olduğunu düşünmüyorum. Vizyonu gelişime açık olan firmaların gelecekte sektöre yön vereceğine inanıyorum.

Led&Led Lighting Fuarı’nın uzun süredir katılımcısısınız. Fuar ile ilgili görüşleriniz neler?

Led & Led Lighting Fuarı’nı sektörün gelişimi anlamında önemli buluyoruz. Öncelikle LED adı altında kurulan ilk fuar olması ve adında LED barındırması nedeniyle bu fuar tercih sebeplerimiz arasında yer alıyor. Kendimizi ifade ettiğimiz ve sektörün diğer oyuncularıyla buluştuğumuz önemli bir buluşma noktası olarak görüyoruz. Fuarda yer alarak tüm sektörle bir araya geliyor ve potansiyel alıcılar ile buluşma şansı buluyoruz.

 Röportaj: Gökçe Gökçeel